HERKESİN BARDAĞI DOLU: Neden Kimsenin Kimseye Tahammülü Kalmadı?

elif buse öztürk

Son zamanlarda trafikte, market sırasında veya akşam evdeki koltukta en sık hissettiğimiz duygu ne biliyor musunuz? Tahammülsüzlük.

Bir korna sesine parlıyoruz, çocuğumuzun döküp saçmasına aşırı tepki veriyoruz, eşimizin ‘nasılsın’ sorusu bile bazen batıyor. Peki, eskiden sabır taşı olan bizlere ne oldu da barut fıçısına döndük?

1. ‘Mükemmel Olma’ Yorgunluğu Sosyal medyada (Zeynep arkadaşımın bahsettiği o renkli dünyada) herkes çok mutlu, herkes tatilde, herkesin evi tertemiz. Bilinçaltımız sürekli ‘Sen eksiksin, sen yetemiyorsun’ diye fısıldıyor. Yetişmeye çalışmaktan yorulduk. Ruhumuz dinlenmediği için sinir uçlarımız açıkta geziyoruz.

2. Duygusal Kabızlık Yaşıyoruz Çok afedersiniz ama tabir tam olarak bu. Ağlamamız gerekirken gülüyoruz, kızmamız gerekirken susuyoruz. İçimize attığımız her ‘Hayır’, öfke nöbeti olarak geri dönüyor. Danışanlarıma hep şunu söylerim: ‘Duygular misafir gibidir, kapıyı açıp ağırlamazsanız camı çerçeveyi indirip girerler.’

3. Ne Yapmalı? Bugün kendiniz için küçük bir bencillik yapın. Telefonu sessize alın, o kahveyi soğutmadan için ve sadece duvara boş boş bakın. Hiçbir şey yapmama hakkınızı kullanın.

Ve lütfen unutmayın; kimse mükemmel değil, o Instagram’daki ‘süper anneler’ bile… Hatanızla, eksiğinizle, yorgunluğunuzla çok değerlisiniz.

Bu köşe, sizin nefes alma durağınız olacak. Haftaya görüşmek üzere, ruhunuza iyi bakın.”

Uzm. Psk. Elif Buse ÖZTÜRK

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir